Cumhuriyet gazetesinden Alican Uludağ’ın haberine göre 2014 yılı denetimine ilişkin hazırlanan raporda, AOÇ’nin Mustafa Kemal Atatürk’ün bıraktığı miras olduğuna dikkat çekilerek, “AOÇ arazilerinin, kiralama adı altında fiilen devir veya kullanıma açılmasına yol açacak ve kanuna karşı hile anlamına gelecek yöntemlerle kiraya verilmesi uygulamalarından vazgeçilmesi gerekmektedir” denildi.
Bağışlandığı tarihlerde 55 bin dekar olan AOÇ’nin, çeşitli tarihlerde yapılan bağış, satış ve işgaller sonucu 2014 yıl sonu itibariyle 33 bin dekara kadar gerilediği belirtilen raporda, “Son dönemlerde üzerine kalıcı tesisler yapılmak üzere kiralama adı altında AOÇ arazilerine el atmaların devam ettiği görülmektedir. AOÇ arazilerinin, mümkün olduğunca ağaçlandırılması; hem araziye yönelik satış, kiralama, işgal gibi el atmaların önlenebilmesi, hem de halkın dinlenme ve eğlenme ihtiyacının karşılanabilmesi ve arazinin çağdaş bir başkente yaraşır hale getirilmesi bakımından büyük önem taşımaktadır” ifadeleri yer aldı.
Raporda, ‘işgalci’lerin kimler olduğuysa şöyle açıklandı: “AOÇ arazilerin önemli bir kısmı, başta Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Başbakanlık (Cumhurbaşkanlığı Sarayı) olmak üzere pek çok kamu kurumu ve kamusal hizmet veren (enerji nakil hattı vb.) diğer kurum ve kuruluşlarca kiralanmıştır. Kamusal hizmet veren bu kurumlar çiftliğin arazisinin en büyük kullanıcısı ve kiracısıdır.”
Cumhuriyet gazetesinden Alican Uludağ’ın haberine göre 2014 yılı denetimine ilişkin hazırlanan raporda, AOÇ’nin Mustafa Kemal Atatürk’ün bıraktığı miras olduğuna dikkat çekilerek, “AOÇ arazilerinin, kiralama adı altında fiilen devir veya kullanıma açılmasına yol açacak ve kanuna karşı hile anlamına gelecek yöntemlerle kiraya verilmesi uygulamalarından vazgeçilmesi gerekmektedir” denildi.
Bağışlandığı tarihlerde 55 bin dekar olan AOÇ’nin, çeşitli tarihlerde yapılan bağış, satış ve işgaller sonucu 2014 yıl sonu itibariyle 33 bin dekara kadar gerilediği belirtilen raporda, “Son dönemlerde üzerine kalıcı tesisler yapılmak üzere kiralama adı altında AOÇ arazilerine el atmaların devam ettiği görülmektedir. AOÇ arazilerinin, mümkün olduğunca ağaçlandırılması; hem araziye yönelik satış, kiralama, işgal gibi el atmaların önlenebilmesi, hem de halkın dinlenme ve eğlenme ihtiyacının karşılanabilmesi ve arazinin çağdaş bir başkente yaraşır hale getirilmesi bakımından büyük önem taşımaktadır” ifadeleri yer aldı.
Raporda, ‘işgalci’lerin kimler olduğuysa şöyle açıklandı: “AOÇ arazilerin önemli bir kısmı, başta Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Başbakanlık (Cumhurbaşkanlığı Sarayı) olmak üzere pek çok kamu kurumu ve kamusal hizmet veren (enerji nakil hattı vb.) diğer kurum ve kuruluşlarca kiralanmıştır. Kamusal hizmet veren bu kurumlar çiftliğin arazisinin en büyük kullanıcısı ve kiracısıdır.”