Davutoğlu: 'Bahçeli diktatör gibi'

Davutoğlu: 'Bahçeli diktatör gibi'
Davutoğlu'ndan Bahçeli'ye: Diktatör gibi, koltuğunu kaybetmemek için hakaretlere sarılıyor

Kendisini ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ı eleştiren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye yanıt veren Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Sayın Bahçeli’yi dinledim biraz evvel. Oldukça nezaketsiz, müfteri bir dil kullanmaktaydı. Başarısızlığın hesabını vermek yerine parti içinde kendine muhalefet edenler başka yapıların sözcüsü olarak adlandırıyor" dedi.

Davutoğlu, "Parti içinde adeta diktatörlüğünü ilan eden Bahçeli, bizi ve Cumhurbaşkanımızı itham ediyor. Bu millet bizi de sizi de çok iyi bilir. Kendi koltuğunuzu kaybetmemek için sarıldığınız bu hakaretamiz dilin hesabını milletimiz sizden sorar. Demokrasilerde her muhalefet partisinin mevcut hükümeti eleştirirken yapıcı olma yükümlülüğü vardır" diye konuştu.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, AKP'nin grup toplantısında konuşuyor. 

Davutoğlu'nun konuşmasından satırbaşları şöyle:

Aziz dava arkadaşlarım, sevgili misafirler, ekranları başındaki aziz milletim, sizleri saygı ve muhabbetle selamlıyorum. Bütün vatandaşlarımı aynı muhabbetle selamlıyorum. Türkiye’nin gücüne güç katmak için yeniden koşmaya başlamış bulunuyoruz. Bu ivmenin devam edeceğini ve sanayi üretiminin dördüncü çeyrek büyümesine katkı sağlayacağını görüyoruz.

Aziz dava arkadaşlarım 1 Kasım’dan sonra başlayan süreç kendi takvimi içinde emin adımlarla ilerliyor.

29 -30 Kasım’da Brüksel’de Türkiye-AB zirvesine katıldık. 

Zirvede aldığımız kararlar çerçevesinde en geç Ekim 2016’da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları başları dik, vizesiz seyahat edebilecekler. Hayırlı, uğurlu olsun.

Bütün hedeflerimiz için bu zirve yeniden başlangıç olmuştur. AB Zirvesi’nde muhataplarımız Türkiye-AB ortak geleceği için sonuç odaklı çalışmayı taahhüt ettiler. Yılda iki kez düzenli zirveler gerçekleştireceğiz. Fasılların tekrar açılmasından Schengen’e kadar birçok gelişme bekliyoruz. AB Zirvesi’nde Suriyeli kardeşlerimiz için de önemli kazanımlar elde ettik.

AB ülkeleri Türkiye’ye acil ve sürekli insani yardım sağlayacak. Genel mali destek de önemli ölçüde artırılacak. Bu yükü tek başına taşıyan Türkiye, külfet paylaşımında diğer ülkelerle hareket edecek.

 Avrupalı dostlarımıza teşekkür ediyoruz ama biz bugüne kadar kapımıza geleni geri çevirmedik. İleride bugünlerin tarihi yazıldığında Türkiye bütün bir insanlık tarihine dünyanın en geniş kapsamlı mülteci akınına bağrını açmış bir ülke olarak altın harflerle geçecek. Bütün bu zor günler geçer ama elimizin dokunduğu, aşımızı paylaştığımız Suriyeli kardeşlerimiz bu destanı gelecek nesillere aktaracaklar. 

1 Aralık’ta Kıbrıs’a, 3 Aralık’ta can Azerbaycan’a gittim. Bu çok güzel bir geleneğimizdir. Yavru vatandan da, can Azerbaycan’dan da kucak dolusu muhabbet ve sevgi getirdim.

Sokaktaki kardeşlerimiz de 1 Kasım gecesi uyumayarak Türkiye için dua ettiklerini ifade ettiler. 1 Kasım 78 milyonun değil bütün bir gönül coğrafyasının zaferidir. Madem ki sizler bizim için dua ettiniz, biz gecemizi gündüzümüze katarak hep yanınızda olacağız.

Kıbrıs'ta çözüm adımları 

Adada çözüme yönelik atılacak adımları detaylı bir şekilde konuştuk. KKTC ve Kıbrıslı soydaşlarımız her vesileyle yüreğimizdedir. Azerbaycan ziyaretimizde de son derece ufuk açıcı, sıcak görüşmeler gerçekleştirdik. Sayın Aliyev’e bir kez daha teşekkür ediyorum. Dosta düşmana, dostumuzun kim olduğunu ve nerede durduğumuzu gösterdi. Ortak proje ve inisiyatiflerimiz iki ülkenin yanı sıra bölgenin, hatta bölge ötesindeki ülkelere hizmet edecektir.

 Bakü Şehitliği’ne her gidişimde şehitlerin geldiği mekanları okuduğumda, kiminin Kosova’dan, kiminin Bosna’dan, Kerkük’ten, Basra’dan geldiğini gördüğümde bizim şehitlerimizden devraldığımız emanetin bugünkü sınırların çok ötesinde olduğunu bir kez daha gördüm. Bu emaneti inşallah her zaman korumaya ahdettik. Brüksel’de Avrupalı, Bakü’de Kafkasyalı, Semerkant’a Asyalı, Bosna’da Rumelili, Addis Ababa’da Afrikalı olduk.

'Bahçeli diktatör gibi'

TBMM grup başkanlarımızı ve yönetimimizi belirledik, büyük bir aşkla, heyecanla tek başına, iş başına yaptık. Diğer partilerde seçim mağlubiyeti ardından kurultay – kongre tartışmaları başlarken biz partilerimizi yenileyerek yola devam ettik.

Çok önemli reformlar için hazırlıklarımızı yaptık. Seçim beyannamemizde ve hükümet programımızdaki bütün reform ve vaatleri tek tek hayata geçireceğiz. Bu Meclis grubumuz da büyük reformlara imza atan bir grup olacağız. Kimse ben seçildim, bu iş bitti gibi bir rehavete kapılmamalıdır. Çok kapsamlı ve çok yönlü reform paketlerimiz var.

Muhalefete düşen çok önemli görevler de vardır. Muhalefetten tek ricamız empati yapmalarıdır. Maalesef geçen bu 14 yıl boyunca bu hakkaniyeti göremedim.

Sayın Bahçeli’yi dinledim biraz evvel. Oldukça nezaketsiz, müfteri bir dil kullanmaktaydı. Başarısızlığın hesabını vermek yerine parti içinde kendine muhalefet edenler başka yapıların sözcüsü olarak adlandırıyor.

Parti içinde adeta diktatörlüğünü ilan eden Bahçeli, bizi ve Cumhurbaşkanımızı itham ediyor. Bu millet bizi de sizi de çok iyi bilir. Kendi koltuğunuzu kaybetmemek için sarıldığınız bu hakaretamiz dilin hesabını milletimiz sizden sorar. Demokrasilerde her muhalefet partisinin mevcut hükümeti eleştirirken yapıcı olma yükümlülüğü vardır.

Üst Geniş Reklam

08-12-2015 12:22 Kategori: Siyaset

Davutoğlu: 'Bahçeli diktatör gibi'

Davutoğlu: 'Bahçeli diktatör gibi'
  • Facebook Paylaş
  • Yorum Yaz

"Davutoğlu'ndan Bahçeli'ye: Diktatör gibi, koltuğunu kaybetmemek için hakaretlere sarılıyor"

Kendisini ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ı eleştiren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye yanıt veren Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Sayın Bahçeli’yi dinledim biraz evvel. Oldukça nezaketsiz, müfteri bir dil kullanmaktaydı. Başarısızlığın hesabını vermek yerine parti içinde kendine muhalefet edenler başka yapıların sözcüsü olarak adlandırıyor" dedi.

Davutoğlu, "Parti içinde adeta diktatörlüğünü ilan eden Bahçeli, bizi ve Cumhurbaşkanımızı itham ediyor. Bu millet bizi de sizi de çok iyi bilir. Kendi koltuğunuzu kaybetmemek için sarıldığınız bu hakaretamiz dilin hesabını milletimiz sizden sorar. Demokrasilerde her muhalefet partisinin mevcut hükümeti eleştirirken yapıcı olma yükümlülüğü vardır" diye konuştu.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, AKP'nin grup toplantısında konuşuyor. 

Davutoğlu'nun konuşmasından satırbaşları şöyle:

Aziz dava arkadaşlarım, sevgili misafirler, ekranları başındaki aziz milletim, sizleri saygı ve muhabbetle selamlıyorum. Bütün vatandaşlarımı aynı muhabbetle selamlıyorum. Türkiye’nin gücüne güç katmak için yeniden koşmaya başlamış bulunuyoruz. Bu ivmenin devam edeceğini ve sanayi üretiminin dördüncü çeyrek büyümesine katkı sağlayacağını görüyoruz.

Aziz dava arkadaşlarım 1 Kasım’dan sonra başlayan süreç kendi takvimi içinde emin adımlarla ilerliyor.

29 -30 Kasım’da Brüksel’de Türkiye-AB zirvesine katıldık. 

Zirvede aldığımız kararlar çerçevesinde en geç Ekim 2016’da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları başları dik, vizesiz seyahat edebilecekler. Hayırlı, uğurlu olsun.

Bütün hedeflerimiz için bu zirve yeniden başlangıç olmuştur. AB Zirvesi’nde muhataplarımız Türkiye-AB ortak geleceği için sonuç odaklı çalışmayı taahhüt ettiler. Yılda iki kez düzenli zirveler gerçekleştireceğiz. Fasılların tekrar açılmasından Schengen’e kadar birçok gelişme bekliyoruz. AB Zirvesi’nde Suriyeli kardeşlerimiz için de önemli kazanımlar elde ettik.

AB ülkeleri Türkiye’ye acil ve sürekli insani yardım sağlayacak. Genel mali destek de önemli ölçüde artırılacak. Bu yükü tek başına taşıyan Türkiye, külfet paylaşımında diğer ülkelerle hareket edecek.

 Avrupalı dostlarımıza teşekkür ediyoruz ama biz bugüne kadar kapımıza geleni geri çevirmedik. İleride bugünlerin tarihi yazıldığında Türkiye bütün bir insanlık tarihine dünyanın en geniş kapsamlı mülteci akınına bağrını açmış bir ülke olarak altın harflerle geçecek. Bütün bu zor günler geçer ama elimizin dokunduğu, aşımızı paylaştığımız Suriyeli kardeşlerimiz bu destanı gelecek nesillere aktaracaklar. 

1 Aralık’ta Kıbrıs’a, 3 Aralık’ta can Azerbaycan’a gittim. Bu çok güzel bir geleneğimizdir. Yavru vatandan da, can Azerbaycan’dan da kucak dolusu muhabbet ve sevgi getirdim.

Sokaktaki kardeşlerimiz de 1 Kasım gecesi uyumayarak Türkiye için dua ettiklerini ifade ettiler. 1 Kasım 78 milyonun değil bütün bir gönül coğrafyasının zaferidir. Madem ki sizler bizim için dua ettiniz, biz gecemizi gündüzümüze katarak hep yanınızda olacağız.

Kıbrıs'ta çözüm adımları 

Adada çözüme yönelik atılacak adımları detaylı bir şekilde konuştuk. KKTC ve Kıbrıslı soydaşlarımız her vesileyle yüreğimizdedir. Azerbaycan ziyaretimizde de son derece ufuk açıcı, sıcak görüşmeler gerçekleştirdik. Sayın Aliyev’e bir kez daha teşekkür ediyorum. Dosta düşmana, dostumuzun kim olduğunu ve nerede durduğumuzu gösterdi. Ortak proje ve inisiyatiflerimiz iki ülkenin yanı sıra bölgenin, hatta bölge ötesindeki ülkelere hizmet edecektir.

 Bakü Şehitliği’ne her gidişimde şehitlerin geldiği mekanları okuduğumda, kiminin Kosova’dan, kiminin Bosna’dan, Kerkük’ten, Basra’dan geldiğini gördüğümde bizim şehitlerimizden devraldığımız emanetin bugünkü sınırların çok ötesinde olduğunu bir kez daha gördüm. Bu emaneti inşallah her zaman korumaya ahdettik. Brüksel’de Avrupalı, Bakü’de Kafkasyalı, Semerkant’a Asyalı, Bosna’da Rumelili, Addis Ababa’da Afrikalı olduk.

'Bahçeli diktatör gibi'

TBMM grup başkanlarımızı ve yönetimimizi belirledik, büyük bir aşkla, heyecanla tek başına, iş başına yaptık. Diğer partilerde seçim mağlubiyeti ardından kurultay – kongre tartışmaları başlarken biz partilerimizi yenileyerek yola devam ettik.

Çok önemli reformlar için hazırlıklarımızı yaptık. Seçim beyannamemizde ve hükümet programımızdaki bütün reform ve vaatleri tek tek hayata geçireceğiz. Bu Meclis grubumuz da büyük reformlara imza atan bir grup olacağız. Kimse ben seçildim, bu iş bitti gibi bir rehavete kapılmamalıdır. Çok kapsamlı ve çok yönlü reform paketlerimiz var.

Muhalefete düşen çok önemli görevler de vardır. Muhalefetten tek ricamız empati yapmalarıdır. Maalesef geçen bu 14 yıl boyunca bu hakkaniyeti göremedim.

Sayın Bahçeli’yi dinledim biraz evvel. Oldukça nezaketsiz, müfteri bir dil kullanmaktaydı. Başarısızlığın hesabını vermek yerine parti içinde kendine muhalefet edenler başka yapıların sözcüsü olarak adlandırıyor.

Parti içinde adeta diktatörlüğünü ilan eden Bahçeli, bizi ve Cumhurbaşkanımızı itham ediyor. Bu millet bizi de sizi de çok iyi bilir. Kendi koltuğunuzu kaybetmemek için sarıldığınız bu hakaretamiz dilin hesabını milletimiz sizden sorar. Demokrasilerde her muhalefet partisinin mevcut hükümeti eleştirirken yapıcı olma yükümlülüğü vardır.



Bu haber 92 defa okunmuştur.
HABERE YORUM YAZIN



FACEBOOK YORUM


DİĞER Siyaset HABERLERİ
gazete manşetleri
ANKETİMİZE KATILIN

NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU

E-BÜLTEN ABONELİĞİ