Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun açıkladığı Hakkari ve Şırnak şehir merkezlerinin Yüksekova ve Cizre'ye taşınma planına HDP kanadından tepki geldi. AKP’nin 14 yıllık iktidarı döneminde daha önce de Yüksekova ve Cizre’nin il yapılacağı söyleminde bulunduğunu hatırlatan HDP Hakkari Milletvekili Nihat Akdoğan, “AKP’nin milletvekili çıkaramadığı üç ilden ikisi olan Hakkâri ve Şırnak’ta siyasi hesaplar içine girerek buradaki dengeyi kendi hatta devlet lehine çevirme derdindedir” dedi.
Hakkari ve Şırnak’ın “Kürdistan coğrafyası göz önüne alındığında” stratejik önemine vurgu yapan Akdoğan, “Bu iki ilde oluşacak devlet otoritesi Kürtlerin siyasi kazanımlarını engelleyici ve kontrol edici mahiyette olacaktır” ifadelerini kullandı.
Akdoğan yazılı açıklamasında, hükümetin ve devletin Hakkari ve Şırnak’a yaklaşımlarının tarih boyunca hizmet endeksli olmadığını savunarak, “Devletin yıllardan beri Hakkâri ve Şırnak başta olmak üzere Kürdistan illerine yapılan yatırımlar göz önünde bulundurulduğunda bu planlamanın ne kadar gerçek dışı olduğu anlaşılmaktadır” dedi.
Akdoğan’ın yazılı açıklaması şöyle:
Hükümetin, Hakkâri ve Şırnak’ın idari yapı olarak taşınmasıyla ilgili yaklaşımının temel amacını üç başlıkta ele alabiliriz:
1- 20. Yüzyılın başlarında yaşanan paylaşım savaşında Ortadoğu coğrafyasının şekillendirildiği Lozan ve Sykes Piko Anlaşmaları gereği Kürdistan dört devlet arasında paylaşılarak dört parçaya bölünmüştür. Kürdistan coğrafyası göz önüne alındığında Hakkari ve Şırnak’ın dört parçanın merkezinde yer alması bu iki ili stratejik kılmaktadır.
20. yüzyılın ikinci yarısından sonra başlayıp günümüzde uluslararası bir mevzu olan Kürtlerin siyasi kazanımları karşısında özellikle Türkiye Cumhuriyeti karşı reaksiyon göstermekte, bu yönde güvenlikçi tedbirleri en katı şekilde hayata geçirmektedir. İki ilin bahsettiğimiz stratejik konumları tam da burada önem kazanmaktadır devlet açısından. Bu iki ilde oluşacak devlet otoritesi Kürtlerin siyasi kazanımlarını engelleyici ve kontrol edici mahiyette olacaktır. Dolayısıyla Hükümetin dile getirdiği değişim salt idari hizmet ya da alt yapı hizmetleri anlayışın çok ötesinde siyasi ve engelleyici, müdahaleci bir anlayıştır.
2010 yılından sonra Kürt sorunun evrildiği yeni boyut ve Kürdistan’ın Rojava bölgesinde yaşanılan siyasi denklem Türkiye’yi son derece rahatsız etmektedir. İşte bu nedenle bir bütün olarak Şırnak ve ilçelerine yaklaşım Rojava endeksli olacaktır. Devlet nasıl ki 1990 yılında PKK ile askeri anlamda mücadele etmek için Şırnak’ı il yaparak askeri kışlaya cevirdiyse, günümüzde de Cizre’yi il yaparak askeri ve güvenlikçi anlayışla Rojava’da oluşan yapıları kontrol etmeyi, gerektiğinde müdahale için üs olarak kullanmayı düşünmektedir. Aynı anlayışla Yüksekova’nın il yapılması da bu çerçevede değerlendirmek lazım. Yüksekova’nın İran ve Irak’a sınır olması askeri müdahale açısından son derece önem arz etmekte ve bölgeye yapılacak bir askeri müdahalenin üs bölgesi olarak kullanılması tartışılmaz bir gerçekliktir.
2- Türkiye siyasetin bir geleneği olan; siyasi kazanımları için yerleşim yerlerin idari yapılarıyla oynama alışkanlığı, AKP hükümeti tarafından da devam ettirilmek istenmektedir. AKP’nin Milletvekili çıkaramadığı üç ilden ikisi olan Hakkâri ve Şırnak’ta siyasi hesaplar içine girerek buradaki dengeyi kendi hatta devlet lehine çevirme derdindedir.
3- Devletin ve AKP’nin, iki ilin coğrafik yapısından dolayı hizmet götüremiyoruz, buralara hizmet götürmek istiyoruz yalanıyla kamuoyunu yanıltma gayretindedir. Devletin yıllardan beri Hakkâri ve Şırnak başta olmak üzere Kürdistan illerine yapılan yatırımlar göz önünde bulundurulduğunda bu planlamanın ne kadar gerçek dışı olduğu anlaşılmaktadır. Özellikle Hakkâri üniversitesinin mevcut durumu, Doğal gazın bu iki ile hala ulaştırılamaması, Yüksekova havaalanın durumu yatırım söylemin ne kadar gerçek dışı olduğu görülmektedir. Devletin üç aydan beri Kürdistan illerinde yaşanan yıkımın baş müsebbi olma algısını hizmet götürüyoruz yalanıyla değiştirmeyi amaç edinmektedir. Kamuoyuna, devlet olarak bu bölgelere duyarsız kalmadıklarını, buralara hizmet götürme sevdasında olduğunu gösterme derdinde olduğu apaçık ortadadır.
Hükümet ve devlet Kürtler arasındaki sosyal ve siyasal iletişime engel olmak, oluşacak siyasi birlikleri önlemek, Kürtleri dört parçada kontrol etmek adına sınır ilçelerini asker bölgeye çevirmek istemektedir.
AKP’nin 14 yıllık iktidarı döneminde dönemin konjonktüre göre daha önce de Yüksekova ve Cizre’nin il yapılacağı söyleminde de bulunmuştur. Dolayısıyla halkımızın, AKP’nin bu tarz güvenlikçi anlayışa dayalı söylemlerine karşı dikkatli olmaları ve itibar etmemeleri gerektiğini düşünüyoruz.
Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun açıkladığı Hakkari ve Şırnak şehir merkezlerinin Yüksekova ve Cizre'ye taşınma planına HDP kanadından tepki geldi. AKP’nin 14 yıllık iktidarı döneminde daha önce de Yüksekova ve Cizre’nin il yapılacağı söyleminde bulunduğunu hatırlatan HDP Hakkari Milletvekili Nihat Akdoğan, “AKP’nin milletvekili çıkaramadığı üç ilden ikisi olan Hakkâri ve Şırnak’ta siyasi hesaplar içine girerek buradaki dengeyi kendi hatta devlet lehine çevirme derdindedir” dedi.
Hakkari ve Şırnak’ın “Kürdistan coğrafyası göz önüne alındığında” stratejik önemine vurgu yapan Akdoğan, “Bu iki ilde oluşacak devlet otoritesi Kürtlerin siyasi kazanımlarını engelleyici ve kontrol edici mahiyette olacaktır” ifadelerini kullandı.
Akdoğan yazılı açıklamasında, hükümetin ve devletin Hakkari ve Şırnak’a yaklaşımlarının tarih boyunca hizmet endeksli olmadığını savunarak, “Devletin yıllardan beri Hakkâri ve Şırnak başta olmak üzere Kürdistan illerine yapılan yatırımlar göz önünde bulundurulduğunda bu planlamanın ne kadar gerçek dışı olduğu anlaşılmaktadır” dedi.
Akdoğan’ın yazılı açıklaması şöyle:
Hükümetin, Hakkâri ve Şırnak’ın idari yapı olarak taşınmasıyla ilgili yaklaşımının temel amacını üç başlıkta ele alabiliriz:
1- 20. Yüzyılın başlarında yaşanan paylaşım savaşında Ortadoğu coğrafyasının şekillendirildiği Lozan ve Sykes Piko Anlaşmaları gereği Kürdistan dört devlet arasında paylaşılarak dört parçaya bölünmüştür. Kürdistan coğrafyası göz önüne alındığında Hakkari ve Şırnak’ın dört parçanın merkezinde yer alması bu iki ili stratejik kılmaktadır.
20. yüzyılın ikinci yarısından sonra başlayıp günümüzde uluslararası bir mevzu olan Kürtlerin siyasi kazanımları karşısında özellikle Türkiye Cumhuriyeti karşı reaksiyon göstermekte, bu yönde güvenlikçi tedbirleri en katı şekilde hayata geçirmektedir. İki ilin bahsettiğimiz stratejik konumları tam da burada önem kazanmaktadır devlet açısından. Bu iki ilde oluşacak devlet otoritesi Kürtlerin siyasi kazanımlarını engelleyici ve kontrol edici mahiyette olacaktır. Dolayısıyla Hükümetin dile getirdiği değişim salt idari hizmet ya da alt yapı hizmetleri anlayışın çok ötesinde siyasi ve engelleyici, müdahaleci bir anlayıştır.
2010 yılından sonra Kürt sorunun evrildiği yeni boyut ve Kürdistan’ın Rojava bölgesinde yaşanılan siyasi denklem Türkiye’yi son derece rahatsız etmektedir. İşte bu nedenle bir bütün olarak Şırnak ve ilçelerine yaklaşım Rojava endeksli olacaktır. Devlet nasıl ki 1990 yılında PKK ile askeri anlamda mücadele etmek için Şırnak’ı il yaparak askeri kışlaya cevirdiyse, günümüzde de Cizre’yi il yaparak askeri ve güvenlikçi anlayışla Rojava’da oluşan yapıları kontrol etmeyi, gerektiğinde müdahale için üs olarak kullanmayı düşünmektedir. Aynı anlayışla Yüksekova’nın il yapılması da bu çerçevede değerlendirmek lazım. Yüksekova’nın İran ve Irak’a sınır olması askeri müdahale açısından son derece önem arz etmekte ve bölgeye yapılacak bir askeri müdahalenin üs bölgesi olarak kullanılması tartışılmaz bir gerçekliktir.
2- Türkiye siyasetin bir geleneği olan; siyasi kazanımları için yerleşim yerlerin idari yapılarıyla oynama alışkanlığı, AKP hükümeti tarafından da devam ettirilmek istenmektedir. AKP’nin Milletvekili çıkaramadığı üç ilden ikisi olan Hakkâri ve Şırnak’ta siyasi hesaplar içine girerek buradaki dengeyi kendi hatta devlet lehine çevirme derdindedir.
3- Devletin ve AKP’nin, iki ilin coğrafik yapısından dolayı hizmet götüremiyoruz, buralara hizmet götürmek istiyoruz yalanıyla kamuoyunu yanıltma gayretindedir. Devletin yıllardan beri Hakkâri ve Şırnak başta olmak üzere Kürdistan illerine yapılan yatırımlar göz önünde bulundurulduğunda bu planlamanın ne kadar gerçek dışı olduğu anlaşılmaktadır. Özellikle Hakkâri üniversitesinin mevcut durumu, Doğal gazın bu iki ile hala ulaştırılamaması, Yüksekova havaalanın durumu yatırım söylemin ne kadar gerçek dışı olduğu görülmektedir. Devletin üç aydan beri Kürdistan illerinde yaşanan yıkımın baş müsebbi olma algısını hizmet götürüyoruz yalanıyla değiştirmeyi amaç edinmektedir. Kamuoyuna, devlet olarak bu bölgelere duyarsız kalmadıklarını, buralara hizmet götürme sevdasında olduğunu gösterme derdinde olduğu apaçık ortadadır.
Hükümet ve devlet Kürtler arasındaki sosyal ve siyasal iletişime engel olmak, oluşacak siyasi birlikleri önlemek, Kürtleri dört parçada kontrol etmek adına sınır ilçelerini asker bölgeye çevirmek istemektedir.
AKP’nin 14 yıllık iktidarı döneminde dönemin konjonktüre göre daha önce de Yüksekova ve Cizre’nin il yapılacağı söyleminde de bulunmuştur. Dolayısıyla halkımızın, AKP’nin bu tarz güvenlikçi anlayışa dayalı söylemlerine karşı dikkatli olmaları ve itibar etmemeleri gerektiğini düşünüyoruz.